Devrim Taksim’de Goz Kırptı

Yazar: Kollektif

KALDIRAC YAYINLARI

Isyan insanlasmadır.

1 Mayıs 2013’te, Taksim’i isgal ettiler ama o sokaklarda TOMA’lara karsı direnisi durduramadılar. 1 Mayıs 2013, ciddi bir direnisin ortaya kondugu an oldu.

Ve biz, 2 Mayıs 2013’te, “Bekle bizi Istanbul, Bekle bizi Taksim” dedik. 31 Mayıs 2013’te geldik. Yuzbinler olup geldik, tum halklar olarak geldik, haksızlıga karsı cıkanlar olduk geldik, yeter artık diyerek geldik, ozgurluklerimizi savunmak icin geldik, ne istedigimizi bilmesek de ne istemedigimizi bilerek geldik. Taksim’e aktık.

31 Mayıs 2013’te Taksim’i geri aldık.

Taksim ozgurlesti.
Taksim, icine dolan kalabalıklarla sadece agacları kurtarmadı, guzellesti.
Biliyoruz ki, isyan ozgurlestirir.
Biliyoruz ki, direnis guzellestirir.
Biliyoruz ki eylem birlestirir.
Biz, bunu hep birlikte yasadık.

Ozgurlesmek ve ozgur bir nefes cekmek, gazı bastırdı, korkuları yıktı. Sinmis, esir, silik hayat yerine artık herkesin bir hikayesi var. Gercek bir hikaye. Alısveris merkezlerine sıkısmıs, TV karsısına baglanmıs, isyerine hapsolmus bir bayat hikaye degil, bir sahte yasam degil, bir gercek yasam hikayesi.

Yasamı gercekten hissetmektir bu. Insanlasma mucadelesidir. Iste direnise guc veren budur. Herkes kendinin bir seyler yapabilecegini gordu, herkes, yanındakinin rakibi, dusmanı, bir yabancı olmadıgını anladı. Kendine yanındakine inancın nelere yol actıgını gorduk.

“O alanda birikmis ofkelerin yansıması vardı, dayanısmanın en guzel ornekleri vardı, cesaretin eglenceyle bulustugu anlar vardı, degisen hayatlar vardı. Alana girildigi ilk gunlerde vandal dedikleri o insanları gordum; barikat olarak kullanılan otobusun akbil makinesini tekmeliyordu. “Her gun sana akbil basmaktan bıktım.” diye bagırıyordu. Kimse onun bu halini yadırgamadı; zira herkes o bıkkınlıgı yakından tanıyordu. Yaslı bir amcayla teyzeyi gordum bir gun alanda, seyyar satıcının koca bir tepsi sandvicini satın alıp bir stanta bagıs olarak gonderiyordu. Satıcı, hem mutlu hem de sanki elindeki malzemenin bitip de alandan ayrılacak olmanın huznunu yasıyordu. Ya da belki ben dramatize etmisimdir.

Divan Otel’de oglunu okula gonderirmiscesine barikata yollayan anneyi gordum. “Gaz maskeni aldın mı, deniz gozlugunu unutma, dikkat et yavrum.” Oglu annesinin titiz ellerinden sapasaglam gidip, Talcid icinde ve yaslı gozlerle soluk soluga geri donuyordu. Annesi onu tekrar paklayıp, sakinlestirip, biraz da sohbet ettikten sonra catısmaya geri yolluyordu. Asla “Gitme!” demiyordu. Bir stanta yaklasıp da “Abi, biz gaz yemeye geldik de, meydanda mı duralım yoksa Gezi’de miı” diye soran gencleri gordum.

Elinde oyuncak dozeriyle polis barikatına dogru kosan 4 yasında cocugu gordum. Beyoglu’ndaki evinin camından sarkıp “ Gitmeyin cocuklar, biz de geliyoruz.” diye bagıran yaslı teyzeyi, arabalarını barikatlardaki genclere teslim eden insanları, her birine kendi cocuklarıymıs gibi yardım eden teyzeleri gordum. Bizim artı korku duvarlarımız ve yalnızlıgımız yok. Bizi eglenceli, mutlu, saglam ve guzel bir gelecek bekliyor artık!”

Yayın Tarihi 2013-07-22
ISBN 6055172022
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TURKCE
Sayfa Sayısı 432
Cilt Tipi Karton Kapak
Kagıt Cinsi Kitap Kagıdı
Boyut 16 x 24 cm

Tüm malzemeler bir sitede www.kitapyurdu.com alınan.
Rehberlik sadece ziyaretçiler için malzeme kullanın.