Cankaya Aksamları (Cep Boy)

Yazar: Berthe Georges-Gaulis

ILGI YAYINLARI

Yunan eldiveni ile vuruyorlar ama onun icinde Ingiliz’in eli var demisti, Turk hatlarından gelen genc subay…
Ingiliz girisiminin merkezi Bagdat’tı.Orası, Arapların gercek baskentiydi. Bagdat daima ilk sırayı isgal etmeliydi. Sam ise, elde tutulması kolay, akıllı, uslu bir tasra sehri olabilirdi. Ingiliz’ler Arapları kullanarak, Bagdat kozu ile Asya’yı ellerinde tutacaklardı.Yerliyi, hatta kalabalık bir orduyu yonetmek, sınırların ve ic guvenligin korunması icin gerekli olacaktı. Ingilizler yeni imparatorlugun “danısmanları” ve “idare meclisi uyeleri” olacaklardı. Araplar ise asker kalacaklardı. Bu yeni ve muazzam duzen icinde Filistinliler, teknisyen, ustabası, sivil egitimci olacaklardı. Mısır sorunu, Cromer sistemine donmekle cozumlenecekti, bu da uzun vadeli olacaktı ve kısa sure sonra da asabiyet sona erecekti. Hindistan’da, yeni kral naibi tarafından yeni metotlar uygulanacaktı.
Ingiltere, hukmetmek icin bolmek siyasetine ne kadar sarılırsa sarılsın, Rusya, el altından onu ne denli taklide yeltenirse yeltensin, yine Ingiltere, para yardımıyla kullandıgı kucuk devletlere ne kadar sahte bir yasam getirirse getirsin, sonunda Muslumanlar, onun, ancak kuvvet karsısında dize gelen, kor, inatcı bir dusman olmaya devam ettigini daha iyi anlamaktadırlar.
Acının, gercekci hale getirdigi Asya, kurtulusu kendi icinde arıyor, milletlerin en gercekci olanını da onder tanıyordu.
Anadolu, Asya’nın buyuk genel karargahıdır. Istanbul, onun siyasi calısmasının merkezidir. Bu merkezdeki mucadele, gun ısıgındakinin yanında, daha tehlikeli, daha acı, daha sinir bozucudur. Anadolu savascılar da, sırayla gelir, bu karanlık ve ozverilerin en buyugunu sart kosan mucadeleye bas koymus kardesleriyle nobet degistirirler.
Istanbul Turklerinin gercekten ne aradıgını, Anadolu’nunkinden daha yavas da olsa, nasıl bir degisiklik gecirmekte olduklarını, bu duygunun yurekten, tıpkı onlarınki gibi nasıl kaynaklandıgını, aydınların bu dogrultudaki calısmalarını yalnız Ankara bilir, cunku bunu yoneten odur…
Ankara ve Mustafa Kemal iki isimidir ki, Afrika ve Asya icin sahane bir destanı, tukenmez bir zaferi temsil eder.
Mustafa Kemal’in:”Ne ezen, ne de ezilen vardır; ancak kendi isteyen ezilir” sozu, Dogu’nun umitlerine tam anlamıyla uyan bir sozdur ve Anadolu, bir avuc kararlı insanın, kendi ozlerine ve isletilmemis guclerine basvurdukları zaman neler yapabilecegini kanıtlamıs bulunuyor.
Tum Turkler icin Istanbul maziyi, Ankara ise bugunu temsil eder. Biri dusman elindedir oteki direnis hareketinin kalesidir.
Her seye ragmen Istanbul, yasayacaktır. Zira o, Asya gibi olumsuzdur. Asya, butun milletlerin anasıdır…
Amac istiklaldir, Ingiltere’nin, Hindistan icin Mısır ve Mezopotamya icin icat ettigi goz boyama ve uydurmanın, ulkuyle hic alakası yoktur. Amac, yasalar ve adaletler geregince yasamak, dildigi bicimde ticaretle mesgul olma, ittifaklar yapma, Avrupa ile kesin esitlik icinde bulunmaktadır. Iste, Dogu inkılabının icerigi bu! O, Sovyetler yalanından oldugu kadar Ingiliz yalanından da nefret eder: kendi uzerinde asla yabancı bir efendi kabul etmez. Onu harekete geciren, kutsal cihat anlayısı da degildir. Taassubu siddetle yadırgar. Parola, Ankara’nın parolasıdır: Istiklaldir.

Yayın Tarihi 2010-07-01
ISBN 9944978682
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TURKCE
Sayfa Sayısı 340
Cilt Tipi Karton Kapak
Kagıt Cinsi Kitap Kagıdı
Boyut 10.5 x 17 cm

Tüm malzemeler bir sitede www.kitapyurdu.com alınan.
Rehberlik sadece ziyaretçiler için malzeme kullanın.