n’etti bu Yunus n’etti

Yazar: Prof. Dr. Husrev Hatemi

PAN YAYINCILIK

Yunus Emre, Turk dillerinin, Anadolu Turkcesi alt baslıgının ilk buyuk sairidir.

Yunus Emre, kendini ovmeyip kınayan, sadece davasını ve sevdigini oven "Melami" mistiklerin Anadolu’daki ilk buyuklerindendir.

Yunus Emre bizimdir, bizdendir fakat sadece bizim degildir. Ayrıca butun insanlıgın buyuklerindendir.

Yunus Emre Saint Georges’u sever. Hazret-i Isa’yı sever, Hazret-i Musa’yı sever. Butun bunları kendisine ogreten Hazret-i Muhammed’i cok sever.
Kimi sevmezı Onu soylemiyor.
Diyor ki,
"Ben dava icin gelmedim dunyaya, sevgi icin geldim".

Bu kitap hakkında

n’etti bu Yunus n’etti

Yazar: Prof. Dr. Husrev Hatemi

PAN YAYINCILIK

Yunus Emre, Turk dillerinin, Anadolu Turkcesi alt baslıgının ilk buyuk sairidir.

Yunus Emre, kendini ovmeyip kınayan, sadece davasını ve sevdigini oven "Melami" mistiklerin Anadolu’daki ilk buyuklerindendir.

Yunus Emre bizimdir, bizdendir fakat sadece bizim degildir. Ayrıca butun insanlıgın buyuklerindendir.

Yunus Emre Saint Georges’u sever. Hazret-i Isa’yı sever, Hazret-i Musa’yı sever. Butun bunları kendisine ogreten Hazret-i Muhammed’i cok sever.
Kimi sevmezı Onu soylemiyor.
Diyor ki,
"Ben dava icin gelmedim dunyaya, sevgi icin geldim".

Bu kitap hakkında

N’olacak bu AB İşiı & Gençler soruyor Bahadır Kaleağası Yanıtlıyor

Yazar: Bahadır Kaleağası

BOYUT YAYIN GRUBU

Gençler Soruyor Bahadır Kaleağası yanıtlıyor

“N’olacak bu AB işiı”

Yıllardır Avrupa çalışmaları içinde bulunan ve gelişmeleri toplumumuza aktaran Bahadır Kaleağası’nın, gençlerin AB ile ilgili sorularına yanıtlarından oluşan “N’olacak bu AB işiı”, ülkemizde AB hakkında yaygın olarak benimsenmiş çelişkili bilgileri ve özellikle gençlerin bunlardan geliştirdiği AB algısını saptamak amacını taşıyor. Toplum gelişimine katkı sağlamak amacıyla uzun yıllardır varlık gösteren Sivil Toplum Kurumu YÖRET Vakfı’nın GençYÖRET’li öğrencileriyle birlikte projelendirdiği bu çalışmada, Sosyolog Yazar Sevgi Özkan önderliğinde hazırlanan Bahadır Kaleağası söyleşisine yer veriliyor. ‘Gençler Soruyor Bahadır Kaleağası yanıtlıyor’ üst başlığı ile yayımlanan “N’olacak bu AB işiı”, AB’ye girecek miyiz, neden AB, Avrupa’nın geleceği gibi sorulara yanıt verirken okuyucuların sağlıklı düşünmesini kolaylaştırarak gençlerin doğru fikir ve kararlar üretebilmelerine yardımcı oluyor.

Bu kitap hakkında

Na Fın Do Bıbo

Yazar: Fahri Ergun

ARYA YAYINCILIK

Tersene keko, toxımira awıra
Tersene, vengde qecte kundaxira
Tersene mest birro u binteyrora
Tersene, kerdenda gırdande xora
….
Wa bıterse, kerdendak xırabinira
Wa bıterse, rocandek ina vernira
Wa bıterse, Hessi, Hussi u Osira
Wa bıterse, mehkemande a rocıra

Bu kitap hakkında

Nabi Divanı (2 Cilt)

Yazar: Doc. Dr. Ali Fuat Bilkan

AKCAG YAYINLARI

Edebiyatımızda hikemi siirin en buyuk temsilcisi olarak kabul edilen Nabi, 1642 yılında Urfa’da dogmus ve 1712 yılında Istanbul’da gozlerini hayata ymmustur. Nabi, osmanlı devleti’nin yukselis devrinin sona erdigi, gerileme doneminin basladıgı, istikrarsız ve gittikce yıkılısa dogru yaklasan imparatorlugun bu tablosu icerisinde yasamıstır. Bu yuzyılda yasanan sosyal ve siyasi cozulmenin aksine, edebiyatta yukselmenin dorugunda gelismeler gorulur. Bu yuzyılın Osmanlı sairleri, Iran sairleriyle kendilerini mukayese ederek rakipsiz ustunluklerini ifade ederler.

17. yuzyılın en onemli divan sairi olan Nabi’nin sohreti, siirinin ana felsefesini olusturan hikemi tarzdan gelir. Saglıgında pek cok padisah gormus, yasadıgı muddetce devrindeki hemen butun sairler tarafından ustat olarak kabul edilmist nadir sahsiyetlerdendir. Cagdası olan butun sairler ondan ovgu ve hayranlıkla bahsederler.

Kendi devrine kadar devam eden divan siirinin, artık hemen butun klasik ornekleri verilmis oldugundan, onun zamanına kadar cok buyuk divan sairleri yetismis bulundugundan, Nabi, siirde yeni bir yol denemis ve fikrin, dusuncenin, hikmetin agır bastıgı bir siir yolunu (hikemi tarz) tercih etmistir. Onun bu tercihi hususunda Nabi hakkında mustakil bir eser kaleme alan Prof. Dr. Mine Mengi Nabi hakkında sunları soyler:

"Nabi, devrindeki sairlerin siir anlayısını begnemez, ozu itibariyle eski siir gelenegini devam ettirmelerini kınar ve cagdaslarını siire yenilik getirmemekle suclar. Gerek sairin yaratılısı, gerekse Osmanlı toplumunun o devirdeki bozulmus duzeni, Nabi’ye siirde o zamana kadar soylemis ve yazmıs olanların yolunda yurumemeye zorlar… Ve bunun sonucunda Nabi, Turk siirini yeni bir vadiye, fikir ve hikmet vadisine goturmustur." der.

Nabi, hem manzum, hem nesir eserler vermistir. Biri Farsca olmak uzere iki Divanı vardır. Farsca Divanı kucuktur. Turkce Divanında naatlar, kasideler, gazeller ve bircok onemli olay icin dusurulmus tarihler vardır.

Bu kitap hakkında

Nabi Hayrabat

Yazar: Melike Gokcan Turkdogan

AKADEMISYEN KITABEVI

Denilebilir ki, Hayrabad, Nabi’nin edebiyat tarihinde en az dikkate alınmıs eseridir. Yazıldıgı donemde cok begenildigini Seyh Galib’in ofke ve kucumseme dolu mısralarında gorebildigimiz mesnevi, 19, Yuzyıldan itibaren Nabi’ye yakıstırılamayacak; terkiplerle dolu agır dili, kurgusunun basitligi, sairin yasına basına uygun olup olmadıgı tartısılacaktır.
Tanzimatcılar Seyh Galip’e hak vermektedir. Ziya Pasa, hikemi sairin Hayrabad’ının kendisinin altında kaldıgını dusunur. Gibb gibi sairin her alanda kalem oynatmasının gercek yetenegi olan gazel sairligine de ket vurdugunu dusunenler de az degildir.
Gercekten anlasılması guc bir diger husus, Hayrabad’ın metin nesrinin kitap olarak henuz yayımlanmamıs olmasıdır. Turkiye’de bilhassa son yirmi yılda ucuncu sınıf sairlerin eserleri bile kitaplastırılma yolunda giderken Hayrabad’ın goz ardı edilmesi sasırtıcıdır.
Hayrabad: dili ve uslubuyla, tasıdı mesajla, kat ettigi yolla, burundugu cehre ve kusandıgı degerlerle kendi donemeini ifade eden eserlerdendir. Belki bu yuzden cagdaslarınca cok sevildi, Seyh Galib’i boylesine kızdıracak kadar el ustunde tutuldu.
Hayrabad, bugunun okurlarına gecmisin ruzgarını tasır ancak.

Bu kitap hakkında